Lost in London
Kayıp Turist: Londra'da İlk Gün
Londra'ya ilk kez geldin. Heathrow'dan metroya bindin, King's Cross'ta indin ve London Eye'a gitmek istiyorsun. Beş bölümde tek bir günü yaşarsın: sabah istasyon ve bilet gişesi, öğlen kafe, akşamüstü sokakta yardım isteme ve London Eye kuyruğunda yeni bir arkadaş.

Beş bölüm, bir gün
Sabah istasyondan akşam London Eye kuyruğuna.
Her bölüm yaklaşık 10 dakika: birkaç kelime, bir gramer noktası ve bir diyalog. Bölüm 5 haftanın boss fight'ı.
- Ücretsiz
Bölüm 1: Metro istasyonu
Underground station
Hedef: Kaybolduğunu söyle, London Eye'a nasıl gidileceğini sor ve yönergeyi anla.
Maya
King's Cross istasyon görevlisi
- Ücretsiz
Bölüm 2: Bilet gişesinde
At the ticket office
Hedef: Bilet türünü söyle, fiyatı öğren ve ödeme yöntemini seç.
Tom
King's Cross bilet gişesi görevlisi
- Ücretsiz
Bölüm 3: Kafede
At the café
Hedef: İçecek ve yiyecek sipariş et, yanlış gelen siparişi nazikçe düzelt ve öde.
Priya
Waterloo yakınındaki küçük kafede barista
- Premium
Bölüm 4: Sokakta yardım isteme
Asking for help on the street
Hedef: Konuşmayı sen başlat: yardım iste, durumunu açıkla, yönü ve süreyi öğren.
Ben
Westminster Köprüsü yakınında köpeğini gezdiren yoldan geçen
- Premium
Bölüm 5: Yeni biriyle tanışma (final)
Meeting someone new
Hedef: Kendini tanıt, sorular sor ve bu kez sen yol tarif et, bileti ve kafeyi anlat.
Sofia
Sevillalı değişim öğrencisi, Londra'yı geziyor
Karakterler
Kimse gülmez, kimse bölmez.
Her karakter A1 için yavaş ve net konuşur: en fazla 8 kelimelik cümleler, deyim yok, argo yok. Seni diyalog ortasında düzeltmezler.
Maya
King's Cross istasyon görevlisi
Sıcak, sabırlı, hafif esprili ama asla alaycı değil; turistlere yardım etmeyi gerçekten seviyor. Londra doğumlu, ailesi Jamaika kökenli.
“Hello, are you lost?”
Tom
King's Cross bilet gişesi görevlisi
Kibar, işini hızlı yapan ama aceleci değil; babacan. Kuzey Londralı.
“Good morning! How can I help you?”
Priya
Waterloo yakınındaki küçük kafede barista
Neşeli, konuşkan, özür dilemesini bilir; kullanıcıyı asla haksız çıkarmaz. Londralı, ailesi Hindistan kökenli, yarı zamanlı müzik öğrencisi.
“Hi! What would you like?”
Ben
Westminster Köprüsü yakınında köpeğini gezdiren yoldan geçen
Rahat, güler yüzlü, yardım etmekten memnun. Güney Londralı.
“Are you OK? Do you need help?”
Sofia
Sevillalı değişim öğrencisi, Londra'yı geziyor
Meraklı, konuşkan; kullanıcıyla eşit konumda, öğretmen değil. Kendi İngilizcesi de basit ama hatasız.
“Hi! Is this the queue for the London Eye?”